OYUN BÜYÜKTÜR GÖRÜYORUM AMA OYUMU “TIPIŞ TIPIŞ” VERMİYECEĞİM!..

Bugün yaşananları yazmaya çalışırsam çok eksik kalır.
Onları başka zaman irdeleriz.
Şimdi ortaya sorularım var:
☆☆☆
BİRİNCİ SORU
Be adam:
Madem “hak-hukuk-adalet”ten yanasın ve kendini haklı bir pozisyonda görüyorsun:
Kamuoyunun “Mutlak Butlan Davası” olarak bildiği dava ile ilgili Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin (BAM) kararını temyiz eden CHP avukatlarını neden görevlerinden aldın?
Madem hukuka o kadar saygılısın:
Neden BAM’a dilekçe göndererek CHP adına yapılmış bütün itiraz ve başvuruların “yapılmamış” olarak işlem görmelerini istedin?
Malum kişiye başka sorum yok…
☆☆☆
İKİNCİ SORU
2820 sayılı Kanunun “Seçim Yargısı” olarak da bilinen 21.maddesi ile ilgilidir.
Aşağıda (1) numaralı dipnotta tamamı yazılı olan bu maddeyi burada bir de burada yazacak değilim.
Ne diyor madde:
“…seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.”
Önünüze gelen davada; davacılar 38. Kurultay’da yolsuzluk ve usulsüzlükler yapıldığını bu şekilde delege iradesinin sakatlandığı iddia etmekteydiler.
Bu iddialar kanıtlara bağlanırsa, görevli ve yetkili:
“Hâkim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileneceği tarihi tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir.”
Görevli hâkime iki gün içerisinde itiraz edildi mi veya edildi de hâkim seçimlerin yenilenmesine mi karar verdi?
Görevli ve yetkili hâkim olan İlçe Seçim Kurulu Başkanının görevini, davaya bakan Asliye Hukuk Mahkemesinin Hakimine hangi yasaya dayanarak yüklediniz?
Bu “görevlendirme” açık, net ve emredici durumda olan yasa hükümlerini dolanarak uygulanmaz hale getirmek değil midir?
Başka sorum yok…
☆☆☆
ÜÇÜNCÜ SORU
Seçim Yargısında “Mutlak Butlan” (Kesin Hükümsüzlük) diye bir ifade-tanım yoktur.
Bu ifade çok ender hallerde Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Dernekler Kanunu’nda uygulama alanı bulabilir.
Seçim Yargısında (seçimle ilgili bütün yasalar) ise hüküm bulunmayan hallerde Dernekler Kanunu hükümleri de kıyasen uygulanabileceği doktrinde ve Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir…
Madem:
Yasada belirtilen 2 günlük süre geçtiği ve seçim sonuçları kesinleştiği için “mutlak butlan sürecinin” ancak zorlamalarla Dernekler Kanunundan yola çıkarak başlatılmasının mümkün olamayacağı hukukçular arasında tartışma konusu olmaktan çıkmıştır.
Evet “hukukçular” diyorum…
Karşı görüşte olanlar da elbette bulunabilir…
Gelelim koç gibi sorumuza.
Uygulamada Türk Medeni Kanunu m.74 ile Dernekler Yönetmeliği m.13’ün birlikte uygulanması söz konusu olduğu hallerde; bir derneği genel kurulu “3 yıl yapılmazsa” (mülki idare amirliğinin, C. Savcılığının veya ilgili üyelerin başvurusu üzerine) mahkeme yoluyla “kendiliğinden dağılmış sayılma” sonucuna götürülebileceğine göre:
CHP ile ilgili “Mutlak Butlan” davası üzerinde çalışıp rezil olacak yerde, kurultayın 3 yıl içerisinde yapılmadığı tespitinden giderek CHP’nin “kendiliğinden dağıldığına” karar verilsin, olsun bitsin diyorum!
Böylesi daha ekonomik olur!
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti, “dernek statüsünde” görüldüğüne göre Dernekler Kanunu’nun uygulanmasının bir sakıncası olmaması gerekir!
Gelelim gerekçesine:
İktidarın adamı Bay Kemal’in, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Genel Kurul toplantısında genel başkanlık görevi bitmiştir.
Genel Başkanlığa seçilen Özgür Özel’in yaptığı bütün iş ve işlemler geçersiz sayıldığına göre, aradaki olağanüstü 2 kongre ile bir olağan kongre de geçersizdir!
3 yılın tamamlanmasına ne kaldı şunun şurasında, 6 ay…
Bu aşamadan sonra 6 ayı geçirmek Bay Kemal ve bağlı olduğu odaklar için hiç de zor değildir…
☆☆☆
Hem de ayrı bir karara ihtiyaç duyulmadan CHP’nin bütün mal varlığı Hazine’ye geçmiş olur…
6 ay ise göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğine göre “Kendiliğinden Dağılma” yolundan gitmek, “Mutlak Butlan” yolundan daha güvenlidir.
Öyle değil midir?
Size de başka sorum yoktur…
☆☆☆
DÖRDÜNCÜ SORU
Dördüncü sorumuz soruların en kolayıdır ve alt soruları da vardır:
Terörist başı Abdullah Öcalan’a “statü” aranırken neden Dersimli Kemal öne çıkarılmıştır?
Bay Kemal’in hizmetleri daha mı mühim bulunmuştur?
İnsanlık tarihi boyunca dünyanın herhangi bir yerinde; müebbet hapis cezası ile mahkûm olmuş bir hükümlüye, verilmek için “statü” aranmış mıdır?
Bu sorunun muhatabına da başka sorum yoktur…
☆☆☆
BEŞİNCE SORU
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu 19 Mart 2025 günü yapılan operasyon etkisini en aza indirmek için Merkez Bankası rezervlerinden 60 milyar dolar yakılmıştır…
“Mutlak Butlan Davası”nın kamuoyuna duyurulması ile piyasalardaki hareketliliği yavaşlatmak için yarım saat içerisinde 10 milyar dolar yakıldığı söyleniyor…
Daha sonra ekonomistlerin belirleyeceği gerçeğe yakın rakamların ne kadar olacağını öğreneceğiz.
Bu paralar nihai olarak kimlerin cebinden çıkacak?
Başka sorum yok…
☆☆☆
BEŞİNCİ SORU
Ceza Hukukumuzda “vicdani delil” sistemi vardır, ancak diğer hukuk alanlarında (medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku, deniz hukuku vs…) ceza hukukundan farklı olarak; ispat yükü, kesin delil kuralları ve şekil şartları daha önemlidir.
Örneğin:
Belli miktarın üzerindeki işlemlerde senetle ispat zorunluluğu, tapu işlemlerinde resmî şekilde yapılması gerektiği, bazı kayıtların (ikrar ve kesin hüküm vb. gibi) kesin delil sayılması gibi sınırlamalar vardır.
Bir hukuk davasının ceza davası ile (olay veya kanıt gibi) bağlantısı olduğu ileri sürüldüğünde hâkim, ceza davasının sonucunu bekletici mesele yapar.
Çünkü özellikle kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında: fiilin işlendiği, olayın gerçekleştiği ve failin kim olduğu konusundaki tespitler çoğu zaman hukuk hâkimini bağlar.
Hukuk böyle olunca, Mutlak Butlan Davası’nda Yerel Mahkeme ile BAM soruşturma aşamasındaki ve henüz davası dahi açılmamış bazı iddiaları hangi hukuk kuralarına dayanarak kanıt kabul edip, kararına yazabilmiştir?
Bu bölümün muhatabına da başka sorum yoktur…
☆☆☆
SON SORU
24 Mayıs 2026 günü CHP’nin ele geçirilme günü olarak kayıtlara geçmiştir.
Başında Kemal Kılıçdaroğlu ve SOROSCU arkadaşlarının yönetimindeki bir Y-CHP, Kuvayı Milliyetçilerin CHP’si değildir…
İşgalcilere ve gösterecekleri adaylara hiçbir şekilde oy vermeyeceğim…
Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel öncülüğünde ve en seri şekilde yeni bir partinin kurulması şarttır…
Oyumuzun yeri de bu parti olacaktır…
Av. Cemil Can
DİPNOTLAR
(1) SİYASİ PARTİLER KANUNU
Seçimlerin yapılması:
Madde 21 – Siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri, yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre aşağıdaki şekilde yapılır.
Seçim yapılacak büyük kongreyle il ve ilçe kongrelerinin toplantılarından en az onbeş gün önce, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listeler, büyük kongreyle il kongreleri için Yüksek Seçim kurulunun önceden belirleyeceği seçim kurulu başkanına, ilçe kongreleri için o yer ilçe seçim kurulu başkanına ilçede birden fazla ilçe seçim kurulunun bulunması halinde birinci ilçe seçim kurulu başkanına iki nüsha olarak verilir. Ayrıca toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususlar da bildirilir.
Seçim kurulu başkanı, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip incelemek suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacakları belirleyen liste ile yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer hususları onaylar. Onaylanan liste ile toplantıya ilişkin diğer hususlar kongrenin toplantı tarihinden yedi gün önce siyasi partinin ilgili teşkilatının bulunduğu binada asılmak suretiyle ilan edilir. İlan süresi üç gündür.
İlan süresi içinde, listeye yapılacak itirazlar hakim tarafından incelenir ve en geç iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır. Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ilişkin diğer hususlar, hâkim tarafından onaylanarak siyasi partinin ilgili teşkilatına gönderilir.
(Değişik: 28/3/1986 – 3270/7 md.) Kongrelerde yapılacak seçimler ilgili seçim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapılır. Bu seçimlerin usul ve şekilleri ile seçimlerde kullanılacak oy pusulası ve listelerin tanzim tarzı siyasi partilerin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.
(Değişik: 28/3/1986 – 3270/7 md.) Seçim kurulu başkanı, bir başkan ile iki üyeden oluşan yeteri kadar seçim sandık kurulu oluşturur. Sandık kurulu başkanı ile bir üyesi memurlar, diğer üyesi de aday olmayan parti üyeleri arasından seçilir. Ayrıca her sandık için aynı şekilde üçer yedek üye de belirlenir. Seçim sandık kurulu başkanının yokluğunda, kurula memur üye başkanlık eder.
Seçim sandık kurulu, kanunun ve parti tüzüğünün öngördüğü esaslara göre seçimlerin yürütülmesi, yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup, bu görevleri seçim ve tasnif işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.
(Değişik: 31/10/1990 – 3673/1 md.) Listede adı yazılı bulunmayanlar oy kullanamazlar. Oylar, oy verenin nüfus hüviyet cüzdanı veya resimli üyelik kimlik kartı veya kimlik tespiti amacıyla düzenlenmiş resmi belge ile ispat edilmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yerin imzalanmasından sonra kullanılır. Oylar, oy verme sırasında sandık kurulu başkanınca verilen, seçim kurulu başkanınca mühürlenmiş ve adayları gösterir listelerin tüzük ve kongre yönetmeliklerinde gösterilen usule uygun bir şekilde işleme tabi tutularak sandığa atılması suretiyle kullanılır. Oy kullanma ve oyların muteberlik şekil ve şartları siyasi partilerin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.
Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, seçim sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Tutanakların bir örneği seçim yerinde asılmak suretiyle ilan edilir. Kullanılan oylar ve diğer belgeler, tutanağın bir örneği ile birlikte üç ay süre ile saklanmak üzere seçim kurulu başkanlığına verilir.
Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Hâkim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileneceği tarihi tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür.
İlçe seçim kurulu başkanı ve seçim sandık kurulu başkanı ile üyelerine, “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun” da belirtilen esaslara göre Genel Bütçeden ücret ödenir.
Seçimler sırasında sandık kurulu başkan ve üyelerine karşı işlenen suçlar. Devlet memurlarına karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.


