KONUK YAZARLAR

SİLAHLAR NEREYE GİDECEK?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gerçek muhatabı PKK, YPG/SDG mi yoksa ABD mi?

Bu sorunun yanıtını arayacağız.

 

Kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun (1) TBMM’nden 468 oyla geçmiş olmasına ragmen henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak Resmi Gazete’de yayınlanmadı.

 

Kanunun uygulanması terör örgütünün elindeki silahları teslim etmesi ve bu durumun Türk resmi makamları (MİT ve MGK) tarafından teyit edilmesi şartına bağlanmış.

 

Bu durumda önümüze PKK, YPG/SDG elindeki silahları Türk resmi makamlarına teslim edebilir mi? sorusunu getiriyor.

 

Zira ABD hukukunda, Suriye’deki “partner” güçlere verilmiş bazı malzemelerin ABD’ye geri dönmesi halinde tekrar DoD (Department of Defense) stoklarına alınabileceğini düzenleyen hükümler bulunuyor. (2)

 

Bu hükümlerden bazı malzemelerin (silah ve mühimmat) ABD’nin malı olduğunu ve geri dönüşlerinde yeniden envantere kaydedileceklerini anlıyoruz.

 

Bu belge aynı zamanda ABD’nin terör örgütlerine verdiği desteğin resmi olarak ikrarıdır.

☆☆☆

Her ne kadar YPG ile PKK’yı hukuki bakımdan birbirinden ayırmak gerektiğini savunanlar var ise de Türkiye açısından PKK ile YPG/SDF arasında organik bağ bulunduğu kabul ediliyor.

 

ABD’nin kendi Kongre Araştırma Servisi raporu da SDF’nin liderlik ve güçlü unsurlarının YPG mensuplarından oluştuğunu ve YPG’nin PKK ile bağlantılı olduğunu belirtiyor. (3)

 

Aynı rapor, ABD’nin 2017’den itibaren YPG ve diğer SDF unsurlarını açık biçimde silahlandırmaya başladığını da kaydediyor.

☆☆☆

ABD, ayrıca verilen silahları denetlediğini, envanter tuttuğunu ve kullanımını izlediğini de açıklamıştır. (4)

☆☆☆

2026 Mart ayında Trump’ın Irak’taki Kürt liderlerle temas kurduğu ve Kürt güçlerinin İran’a karşı kullanılmasına ilişkin Amerikan girişimleri olduğu haberleştirilmiştir.

 

Nitekim Washington Post, Trump yönetiminin İran Kürtlerine destek ve hava koruması seçeneklerini değerlendirdiğini yazdı. (5)

 

Dolayısıyla ABD’nin Kürt silahlı grupları İran denkleminde kullanma arayışı komplo teorisi değil, gerçeğin ta kendisidir.

☆☆☆

Hal böyle olunca Çerçeve Kanun tartışılırken ilk bakışta basit görünen fakat önemli bir soru ortaya çıkıyor: PKK/KCK ve bağlantılı yapıların silah bırakması öngörülürken, Suriye’deki YPG/SDG’nin elindeki silahların akıbeti ne olacaktır?

 

Özellikle ABD tarafından verilen silahların bir bölümünün hukukî statüsü ABD’nin mülkiyet veya tasarruf hakkını içeriyorsa, bunların Türkiye’ye devredilmesi nasıl mümkün olacaktır?

Bu soru, kanunun uygulanmasını imkânsızlaştıran bir çelişki gibi görünmektedir.

 

TBMM belgeleri incelendiğinde ise daha farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır.

☆☆☆

TBMM Suriye’deki yapıyı biliyor muydu?

Evet.

 

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tutanaklarında PYD/YPG, SDG ve PJAK’ın da silah bırakması gerektiği açıkça dile getirilmiştir.

 

Komisyon Raporu ayrıca fesih ve silah bırakmanın “sınırlarımız dışındaki durumlar dâhil” güvenlik ve istihbarat birimlerince tespit edilmesini öngörmektedir.

Dolayısıyla kanunun hazırlanmasında Suriye’deki PKK bağlantılı silahlı yapıların geleceğinin göz ardı edildiğini söylemek mümkün değildir.

 

Sorun yalnızca Türkiye’deki PKK mensuplarının durumu olarak görülmemiştir…

 

☆☆☆

Kanundaki kritik kelime: “kontrol”dür.

 

Kanun, silahların mutlaka Türkiye’ye teslim edilmesini açıkça şart koşmak yerine, örgütün “kontrolü altında bulunan” silah ve mühimmatın tesliminden ve bunun devlet tarafından tespitinden söz etmektedir.

 

Bu ayrım önemlidir.

Bir silahın ABD tarafından verilmiş olması, her durumda ABD’nin mülkiyetinde kaldığı anlamına gelmez; hukukî statü silah bazında ayrıca belirlenmelidir.

 

Ancak gerçekten ABD’nin mülkiyetinde bulunan bir silahın YPG tarafından ABD’ye rağmen Türkiye’ye devredilmesi beklenemez.

 

Türk kanunu başka bir devletin mülkiyet hakkını ortadan kaldıramaz.

Bu nedenle meselenin, “Amerikan silahları Türkiye’ye gelecek mi?” sorusundan çok, “PKK/YPG bağlantılı yapı bu silahlar üzerinde bağımsız askerî kontrolünü sürdürecek mi?” sorusuna dönüştüğü görülmektedir…

☆☆☆

Silahlar Türkiye’ye gelmek zorunda mı?

 

Kanunda silahların hangi devlete veya kuruma teslim edileceği açıkça belirtilmemiştir.

 

Bu eksiklik TBMM Genel Kurulu görüşmelerinde de eleştirilmiştir.

 

Ancak bu durum, Suriye boyutunda farklı bir çözümün önünü açık bırakıyor olabilir.

Örneğin YPG/SDG bağımsız bir silahlı güç olmaktan çıkar, silahların kontrolü Suriye devletine geçer ve Türkiye’nin güvenlik kurumları örgütün bağımsız silahlı kapasitesinin sona erdiğini tespit ederse, silahların fizikî olarak Türkiye’ye getirilmesi gerekmeyebilir.

 

Böyle bir modelde ABD’nin mülkiyetindeki bir silahın Türkiye’ye zorla devri sorunu da doğmayabilir…

☆☆☆

Sonuç: Asıl mesele silahların nereye gittiği mi?

 

Belgeler birlikte değerlendirildiğinde Çerçeve Kanun’un amacını yalnızca “PKK’nın elindeki bütün silahları Türkiye’nin teslim alması” şeklinde okumak eksik kalmaktadır.

 

Daha geniş ve belgelerle uyumlu yorum, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların bağımsız silahlı güç olma niteliğinin sona erdirilmesidir.

Bu bakımdan belirleyici soru şudur: Silahlar Türkiye’ye mi getirildi? değil; PKK/KCK ve bağlantılı yapıların bu silahlar üzerindeki bağımsız kontrolü gerçekten sona erdi mi?

Suriye’deki yapıların Suriye devletine entegrasyonu veya silahların başka bir hukukî mekanizma içinde etkisizleştirilmesi bu nedenle kanunun uygulanmasıyla bağdaşabilir.

 

Ancak ABD’nin mülkiyetindeki silahların hukukî statüsü, bunların hangi makama devredileceği ve bunun Türk hukuku bakımından nasıl değerlendirileceği hâlâ açıklığa kavuşturulması gereken hususlardır.

Av. Cemil Can

DİPNOTLAR

(1)https://www.sozcu.com.tr/12-maddelik-cerceve-yasa-da-neler-var-terorsuz-turkiye-yasasi-maddeleri-tam-olarak-ne-iceriyor-p344266

(2)https://www.congress.gov/crs_external_products/RL/PDF/RL33487/RL33487.177.pdf

(3)https://media.defense.gov/2020/Jul/30/2002467835/-1/-1/1/SAR_MAR_2020_BOOK%20V5%20SIGNED_FINAL_20200730_508.PDF

(4)https://www.war.gov/News/Transcripts/Transcript/Article/1964878/defeat-isis-task-force-director-chris-maier-provides-an-on-the-record-off-camer/

(5)https://www.washingtonpost.com/national-security/2026/03/05/trump-iran-kurds-iraq/?

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir