-
“SAVUNMA HAKKI”NIN KISITLANMASI AŞAMASINA GELDİK!..
Çiçeği burnunda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden istifa etmeden TBMM’nde yemin etmeye kalkışması, Meclis geleneği bir yana her şeyden önce Anayasaya aykırılık teşkil etmiştir. (1) Çünkü istifa etmeyen ve görevinden de alınmayan Gürlek, savcılık görevi devam etmekteyken yemin etmek üzere kürsüye davet edilmiştir. Oturumu yöneten Meclis Başkanvekilinin bu konudaki sorumluluğu tartışmasızdır. Gürlek, konuşması sırasında avukat-müvekkil görüşmeleri hakkında yeni düzenlemeler yapılabileceğini söyledi. (2) Bu düzenlemelerin “kısıtlama” şeklinde olacağı konuşmasının akışından ortaya çıktı… Bu nedenle hayati önemdeki bu konuyu geciktirmeden ele almak gerekmiştir… ☆☆☆ Avukat–müvekkil görüşmelerinin tutukluluk sırasında sınırlandırılması, ceza adalet sisteminin en hassas denge alanlarından biridir. Bir yanda güvenlik ve soruşturmanın selameti; diğer yanda savunma hakkı, haberleşme özgürlüğü, adil…
-
ABD, IŞİD TUTUKLULARINI IRAK’A NEDEN GÖNDERDİ?..
Makaleyi PDF olarak indir ABD ordusunun 21 Ocak 2026’da Suriye’nin kuzeydoğusundan Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) tutuklularını Irak’a transfer etme operasyonunu başlattığı duyuruldu. İlk olarak Haseki’deki bir gözaltı tesisinden, 150 civarında tutukluyu Irak’taki güvenli bir yere (1) taşıdılar. Ocak ayının ilerleyen günlerinde ve şubat başında binlerce tutuklunun daha Suriye’den Irak’a transfer edildiğini öğrendik. (2) ABD ve Koalisyon ’un açıkladığına göre: 42 farklı ülkeden gelen ve Suriye’deki cezaevlerinde tutulan yaklaşık 7000 IŞİD militanını; Suriye’deki güvenlik durumunun belirsizleşmesi ve cezaevleri ile gözaltı tesislerinin güvenliğinin zayıflaması nedenleriyle; “firar etme veya yeniden şiddete karışma” riski artmıştır. Bu yüzden onları daha kararlı “güvenlik altında tutmak” için Irak’a taşımak gerekmiştir. (3) Guantanamo kampı (4)…
-
“LAİKLİK” ÜZERİNDEN DERİN TARTIŞMALAR!..
Anayasal “Laiklik ilkesi”nin (1) kabul edilişinin 89. yılındayız (2) ama hâlâ “laiklik nedir ne değildir?” sorusunu tartışıyoruz… Son yıllarda laiklik karşıtlarının siyasi iktidarı ele geçirmeleri ile laiklik karşıtlığı simgelerin kamusal alanda (özel kişilere ait olmayan herkese açık olan; sokaklar, meydanlar, parklar, devlet daireleri, okullar, hastaneler vb. gibi ortak yerlerde) daha görünür olmaları dikkat çekicidir. Bazı siyasilerin laiklik ilkesini sağmal ineğin memesi gibi görmeleri ve bu ilkeye faydacı bir şekilde yaklaşmaları sonucu; uzun zaman içerisinde ileriye doğru yapılan atılımlar, kısa zaman aralığındaki geri adımlarla heba olup gitmişlerdir… ☆☆☆ Önde gelen savunucularında Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı laikliği: Din ve devlet işlerinin ayrılması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve demokrasinin temel…
-
“ORTADOĞU SAVAŞI”NDA NE YAPABİLİRİZ?
30 Ocak günü Trump, Beyaz Saray’da başkanlık kararnamesi imza töreninde yaptığı konuşmada, özellikle dış politika ve İran meselesine dair önemli değerlendirmelerde bulundu: “Anlaşma yaparsak bu iyi olur, yapamazsak neler olacağını göreceğiz” (1) dedi… ☆☆☆ Ardından İran’dan arka arkaya “reform” çağrıları yükseldi: Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, İran İslâm Devrimi’nin 47. yılı münasebetiyle düzenlenen törende, İmam Humeyni’nin ilkelerine bağlılığını vurguladıktan sonra, protestocuların sesine kulak vermek gerektiğini işaret etti ve: “Eğer halk genel olarak memnun olmazsa belirli bir azınlığın memnuniyetinin hiçbir faydası olmaz. Halka karşı davranış biçimlerimizi değiştirmeliyiz. Onları emir verdiğimiz kimseler olarak değil, hizmet sunduğumuz kimseler olarak görmeliyiz” (2) dedi… Yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de 11 ve 12. dönem bakanları ile bir araya…
-
İNŞAAT İŞİ ACAYİP ÖNEMLİDİR!..
Bu hafta TBMM’ndeyiz. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporu (1) okuyacağız. 16 sayfa kadardır. İktidara kısa vadede “gündem ve manevra alanı” kazandırabilen fakat orta vadede “MHP tabanı ve toplumsal tepki” açısından ciddi risk üretme kapasitesi bulunan bu tutanak, neden Suriye’de SDG’nin geri çekilmesi ile eş zamanlı olarak gündeme getirilmiştir? En doğrusunu büyüklerimiz bildiği için bu soruya yanıt vermeden devam ediyoruz! Komisyon, beklenen yararı sağlayabildi mi acaba? Devleti terör örgütü ile masaya oturtmaya değdi mi? Terör örgütü liderine “kurucu önder” (2) denildiğini duyduğunda dünyası yıkılanlar, biraz olsun toparlanabildiler mi? Bu soruların yanıtlarını da şimdilik aramıyoruz. Şimdilik… ☆☆☆ Gazi Meclis’in resmi internet sayfasında yayınlanmış tutanaklardan satır satır okuyabilirsiniz: Ben özetin…
-
“HANE HALKINA YAPILAN TRANSFER HARCAMALARI”!..
Sayın Reisimiz ile Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek sağ olsunlar, fırsat buldukça milli gelirimizin kişi başına (yıllık) 18.000 ABD dolarına çıktığını söyleyerek ekonomimizin iyiye gittiği müjdesini veriyorlar… Umarız öyledir, yalan söyleyecek değiller ya… Dolayısıyla resmi rakamlara bir itirazımız olmadığından, onların üzerinden gideceğiz… ☆☆☆ 2025 yılı itibariyle nüfusumuzun 87 milyona ulaştığı açıklandı. Demek ki, Gayri Safi Milli Hasılamız: 87.000.000 x18.000 = 1.566.000.000.000 ABD dolarıdır. (Bu uzun rakam bir trilyon beş yüz altmış altı milyar dolar olarak okunur.) Maşallah!.. ☆☆☆ Şimdi de bu resmi bilgiden yola çıkarak, bir kişinin payına aylık ne düşer onu hesaplayalım: 18.000:12 = 1.500 dolar… Türk lirasına çevirelim: 1.500 x 43.13 = 64.701,75 TL Bu miktar kişi başına düşen…
-
ATATÜRK’ÜN DİNİ İÇERİKLİ KONUŞMALARI…
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM; Atatürk’ün konuşmalarını okurken özellikle “din, toplum ve devlet düzeni” konularındaki yaklaşımını görmek istedim. Bu amaçla ATAM’ın açık erişimli yayınlarından yararlanarak kısa bir seçki PDF oluşturdum. (*) Sonra kendime sordum: Bunu arkadaşlarımla neden paylaşmıyorum? Cevabımı biliyorsunuz: PAYLAŞIYORUM 📌 İçerik: • Balıkesir Paşa Camii konuşması (Balıkesir Hutbesi) • Hilafetin kaldırılması üzerine açıklamalar • Dinî kurumlar üzerine demeçler • “Din” başlığı geçen bir basın demeci Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM) – Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri (Cilt I–III) Metinler ATAM’ın açık erişimli yayınlarından derlenmiştir; kaynak gösterilmiştir. (*) Kitapçığa ulaşmak için tıklayınız… Ataturkun_Dini_Icerikli_Konusmalari_Kitap_TR
-
“İÇ CEPHEYE GÜÇLENDİRME” TARTIŞMALARI!..
ABD’nin Venezuela Başkanı Maduro’yu bir gece yarısı kaçırmasından sonra, haklı olarak bütün dünyada “iç cephenin güçlendirilmesi” tartışıyor… Bugünkü konumuz: İç Cepheyi Güçlendirmek!.. ☆☆☆ Halkın refah düzeyini sürekli düşüren ve ulusal çapta kayda değer iyileştirici bir tek icraatı olmayan AKP, 23 yıldır nasıl iktidarda kalmıştır? Bu sorunun akla, mantığa yatkın yanıtını bulmadan, nasıl bir siyasi rota izleneceği de tespit edilemez. Dolayısıyla iktidar da değiştirilemez! Işığın veya dalgaların iki zıt yönde hizalanması anlamına gelen “polarizasyon” (kutuplaştırma) 20. yüzyılda sosyoloji ve psikoloji bilimlerince de benimsenmeye başlandı. 23 yılın sonunda hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıktı ki, AKP’nin iktidarını sürdürmesinin anahtarı halkı “kutuplaştırma”sındadır… Kutuplaştırmanın toplum üzerindeki etkilerini/sonuçlarını bütçelerden bile görmek mümkün hale gelmiştir:…
-
“BİZ YÖNETECEĞİZ”!..
Lepiska saçlı o pis adam geçti kameraların karşısına; “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” dedi! Kulaklarıma inanamadım! O sırada SZC TV’yi izliyordum, Trump’ın saçmalamalarını canlı olarak veriyordu. Ne söylediğini ODTÜ mezunu ünlü sunucu Özlem Gürses başlıklar halinde tercüme ediyordu. “Yok daha neler, demek ki Özlem Hanım İngilizceyi o kadar da iyi bilmiyor” diye düşünerek, başka kanallara geçtim. Hepsinde haber aynı şekilde veriliyordu, Trump dünyanın gözünün içerisine bakarak: “Güvenli, doğru ve adil bir geçiş sağlanana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz” diyordu… Trump’ın konuşmasının tamamını görmek istedim. Olur ya, metnin tamamından cımbızlanarak alınan bir cümle, bağlamından kopartılarak anlatılır ve bu şekilde anlaşılabilir. “Koskoca Amerika”nın Başkanı, uluslararası hukuku ayaklar altına alacak şekilde, böyle bir pot kırar mı?..…
-
BİZ SUÇLUYUZ!..
























