KONUK YAZARLAR
-
GÜYA MUHALEFET
CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’in TBMM’inde yaptığı konuşmada ifade ettiği “Kürt milliyetçiliğini bana “ilericilik” ve “bağımsızcılık” diye yutturamazsınız. Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz” şeklindeki çok doğru ve yerinde tespit, bir süre daha tartışılacağa benziyor. Konuyu anlamayan veya bilinçli olarak saptıranlardan biri de ne yazık ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur. İl başkanları toplantısında söylediği: “Kimsenin şu veya bu şekilde etnik kimlik üzerinden siyaset yapması, bir etnik kimliği dışlaması, onu ikinci sınıf yurttaş olarak görmesi bizim kabul edebileceğimiz bir olay değildir” şeklindeki sözler, doğrudan olayı saptırmayya dönüktür. Açıktır ki, Kılıçdaroğlu bu konuda ya çok bilgisizdir ya da bu fırsattan yararlanarak Atatürkçüleri sindirmek istemiştir!.. Dersim…
-
CHP’DEKİ “İŞGAL BİRLİĞİ”!..
Yakın geçmişteki hatalı kullanımlar ve ön yargılar bir tarafa bırakılırsa, “Türk milliyetçiliği”nin Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsında ve eylemlerinde ete kemiğe büründüğünü söylemekte bir yanlışlık yoktur!.. “Atatürk milliyetçiliği” olarak da bilinen Türk milliyetçiliğinin temel karakteristiği, tam bağımsızlıkçı ve antiemperyalist oluşudur. Bu fikir “Ya tam bağımsızlık ya ölüm” sloganı ile formüle edilmiş ve Birinci Dünya Savaşı sırasında uygulamaya geçirilerek yaşama alanı bulmuştur. Anayasalarımızda da yer alan bu milliyetçilik anlayışı; İkinci Dünya Savaşı sonrasında, mazlum milletlere rehberlik ederek, pek çok ülkenin bağımsızlığını kazanmasında birinci derecede rol oynamıştır. Bununla birlikte “Türk milleti” kavramı bir üst kimlik olarak, “Kürt milleti” kavramından içerik olarak oldukça farklı bir anlam yüklenmiştir. Öyle ki, “Türk” sözcüğü, “Kürt” sözcüğü…
-
MÜSAİT BİR “DİN”İMİZ VAR!?..
Tarlasını ekemeyen çiftçilerin ortak adı:”iki kişiden biri”dir. İki kişiden biri Türkiye tarihinde ilk defa samanı ithal etmek zorunda kaldı. Son iki ayda 25 milyon doları samana yatırdı. İki kişiden biri, son yıllarda çayırlarını da biçemedi. Ambarı veresiye veren esnafın kasası gibi bomboş. Gelecek seneye ekecek tohumu bile yok. 10 yıl önce 1 lt mazotu 3,5 kg. buğdaya satın alırken, şimdi 7 kg. buğday satarak alabiliyor. Elinde 35 milyon dekar arazisi var, ekemiyor. Hükümet, 6 bin lira değerindeki süt ineğini 2 bin liraya satmayı teklif ediyor; alamıyor!.. Ekonomimiz çok iyi, çok şükür!.. Başbakan yardımcısı ve hükümet sözcüsü Arınç, 12 Eylül Halkoylaması‘nın “Askerlerin dokunulmazlık zırhını kaldırmak” amacıyla yapıldığını açıkladı. Oylamadan önce AKP’nin…
-
SUSUN ARTIK YETER…
ABDULLAH ÖCALAN’I DİNLEYECEĞİZ!.. AKP hükümeti tarafından Kürtlerin tartışılmaz lideri ve bir halk kahramanı yapılmaya çalışılan; aralarında kundaktaki bebeklerin de bulunduğu 40 binden fazla yurttaşımızın katili “Sayın” Abdullah Öcalan diyor ki: “PERİNÇEK, BİZE ABD’NİN VE AVRUPA’NIN PEŞİNE GİTMEYİN. BU YOLDAN BİR YERE VARAMAZSINIZ. PKK’YI DAĞITIN, TÜRKİYE’NİN BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE YER ALIN TELKİNLERİNDE BULUNDU.” (Öcalan’ın ifadeleri ve Hürriyet, 18 Mart 1999) Hey!..Öcalan’ı baş tacı eden akıl fukaraları!.. Hele sizler;” Öcalan’a inanmıyoruz, onu dinlemeyiz” diyemezsiniz… Bir de siz elinde Öcalan’ın YOL HARİTASI ile kapı kapı dolaşan kapı kulları!.. Siz de Öcalan’a inanmak zorundasınız… Geriye kalıyorsunuz sizler. “İki kişiden biri” olarak tarif edilen oy depoları. Sizin durumunuz biraz daha farklı, siz dilediğinize inanıp inanmamakta serbestsiniz.…
-
BALYOZ!..
MAHKEME BALYOZU KENDİNE İNDİRMİŞTİR!.. Delillerin tartışılması aşaması atlandıktan sonra, verilecek olan kararın mahkumiyet olacağı belliydi. Çağdaş ceza yargılamalarında, sanıklara aleyhlerinde olan kanıtlar mutlaka gösterilir. Ancak bu şekilde savunma yapılıp adil karar verilebilir. Sanıklar aleyhlerine olan kanıtların gerçek ve güvenilir olup olmadıklarını kontrol etme hakkına sahiptir. Ancak bu şekilde lehlerine olan kanıtları getirtip, aleyhlerine olanları çürütebilirler. Mahkemece iddia makamına sağlanan olanakların tümünün savunma makamına da sağlanması şarttır… “Silahların eşitliği” denen ilke ancak o zaman yaşam alanı bulabilir. Sanıklar aleyhine olan bazı kanıtların, karar aşamasına kadar saklanması söz konusu olursa, bu noktadan itibaren, verilen kararın adil olmadığı değil, kararı veren merciin mahkeme olup olmadığı tartışılır!.. Görünüşe bakılırsa, 1435 sayfalık gerekçeli karar,…
-
BİR “KREDİ” DAHA!..
Y-CHP‘nin PKK’ya tanıdığı ilk resmi kredi; “ana dilde eğitimin” en ateşli savunucularından, “Habur Açılımı”nda PKK’lı militanları savunan, eski Diyarbakır Barosu Başkanı, CIA’nın yan kuruluşu Stratford‘un 705 numaralı bilgi kaynağı Sezgin Tanrıkulu‘nu, Atatürk’ün partisi CHP’nin, Kurultay’dan sonraki en yetkili organı olan, 80 kişilik Parti Meclisi’ne seçmekle açılmıştı!.. (1) İkinci kredi; CHP’nin “Kürt Sorunu”nun çözümüne ilişkin önerilerinin odak noktasına, Apo’nun “Yol Haritasını” (2) oturtmakla açılmıştır. Anımsayınız o tarihlerde Kılıçdaroğlu, bu yolda “Siyasi hayatımı feda etmeye hazırım” demişti… (3) Şimdi anlaşılıyor ki, bir kaset operasyonu sonunda CHP’nin başına getirilen SOROS‘un bu has adamından, nihai olarak beklenen görev; bugünlerde yaptığı açıklamalardır!.. Görevini gereği gibi yerine getiremezse, siyasi hayatının sonlanacağını zaten göze almıştır, gerisi şansına kalmış!.. PKK’ya üçüncü kredi; biricik avukatları Sezgin Tanrıkulu’nun, Y-CHP’nin İnsan Haklarından Sorumlu Genel…
-
“BÖCEKLER”!..
“MİT, Geçtiğimiz Şubat ayında ‘Dinleniyorsunuz’ diye uyarmış. Bu uyarı sonrasında önce Erdoğan’ın Başbakanlık’taki makam odası aranmış, ilk böcek de burada çıkmış. Ardından Başbakan Erdoğan’ın evi ve evin altındaki ofisi didik didik aranmış. Ofiste de böcek bulunmuş”(1) Haber bu kadardı fakat yorumlar uzayıp gidiyordu!.. AKP, iktidarının 11. yılında. TSK’nin en gözde subaylarını içeri tıkılmış. TSK’nın kozmik odalarına girilip, en mahrem askeri planlar bile, didik didik edilmiş. Emniyet’te F Tipinin ne kadar etkin olduğunu öğrenemeyen bir tek ana muhalefet başkanı kalmış. Başbakan, kuşatma altında… İki ay önce bütün korumalarını değiştirmek zorunda kalmış!.. (2) Bir ara “özel yetkili savcılar” MİT Müsteşarını, PKK ile Oslo’da görüştü diye ifadeye çağırmıştı. Başbakan, “Beni de alacak mısınız”…
-
HALKI ALDATANLAR!..
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, “Ortada büyük bir emeğin olduğunu, 6 ayda 20 binden fazla görüş aldıklarını, özgürlükçü ve demokratik Anayasa konusunda toplumsal beklenti oluştuğunu” ifade ettikten sonra “AKP’nin tüm toplumu aldattığını” belirterek, AKP iktidarının “Başkanlık Sistemi” önerisini geri çekmesi gerektiğini” (1) söyledi… Türmen, öyle kolay kolay aldatılacak bir adam değil!.. (2) Genel seçimlerden sonra hayli uzun sayılacak bir süreyi, CHP’ye yöneltilen eleştirilere: “Efendim, onun söylediği aslında şu anlama geliyor, onu demek istememiştir; siyasette acemilikleri var, biraz daha anlayışlı olmak gerekir; kastını aşmıştır, doğru ifade edememiştir veya dili sürçmüştür” savunmaları ile geçirdim. Y-CHP yöneticilerinin devirdiği çamları düzeltmek hiç de kolay değil!.. Biteviye aynı adamların gaflarını tamir etmekle uğraşmak insanı deli edebilir. Meğerse ne kadar da safmışım! Bu beylerin ağzından çıkan her söz, bilinçli…
-
SON GELİŞMELER IŞIĞINDA ZORUNLU AÇIKLAMA
1. Yasama, yürütme veya yargıdan birini temsil eden hiç kimse, şiddetin en acımasızına, baskının en koyusuna başvurmayı olağan yöntem haline getirmiş bölücü terör örgütünü “hak savaşçısı kardeşlerimiz”den oluşan, iyiniyetli bir örgüt olarak tanıtamaz. Terör örgütünün çeşitli yöntemlerle kandırdığı kişilerin topluma kazandırılması için uğraş vermek, onların insan haklarını korumak ayrı, terör örgütüne sempatiyle yaklaşmak ayrı şeylerdir. 2. Öte yandan “demokratik özerklik”in, terör örgütünün nihai hedefi olan bağımsız devlet yolunda yalnızca kısa süreliğine mola verilecek bir duraktan ibaret olduğu unutulmamalıdır. 3. Demokratik bir hukuk devletinde terörle mücadele, insan hakları ihlal edilmeksizin yürütülür. Böyle bir devlette yöneticiler, devletin birey için var olduğunu hiçbir zaman akıllarından çıkarmazlar; terör örgütünün destek kazanmasına neden olabilecek hak…
-
TERÖR ÜZERİNE
Ülkemizde son günlerde hemen hemen her gün bir terör olayı yaşanmaktadır. Öldürme, yaralama, insan kaçırma, yol kesme, bombalama ve yakma gibi olayların gerçekleşmesi, olağan bir durum olarak algılanmaya başlanmıştır. 23 Temmuz 2012 tarihinden beri Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde PKK terör örgütüyle çatışmalar sürmektedir. PKK terör örgütü dış ilişkiler sözcüsü Ahmet Deniz çatışmalar hakkında şunları söylemişti: “Birkaç gün içinde ilçelerde kaymakamlık, askeri birimler, emniyet birimleri ve kamu kuruluşlarını ele geçirip bazı ilçelerde yönetime el koyacağız!” AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında şehit sayısı sadece 10’du ve terör durma noktasına gelmişti. AKP’nin on yıllık iktidarında ise şehit sayısı 1170’dir ve terör hızla artmaktadır. Bu sürekli artan korkunç şehit sayısı, iktidarın uyguladığı yanlış politikaların sonucudur.…























