KONUK YAZARLAR
-
BENİ DE ALIN!..
Y-CHP CEMAAT İLİŞKİSİ KESİNLEŞTİ Dersimli Kemal, Prof. Birgül Ayman Güler hocanın Y-CHP’nin Cemaatle ilişkisini ortaya koyan 12 sorusu karşısında sınıfta kaldı. Seçimlere kadar suya sabuna dokunmadan 110 milletvekilliğini, (1) CHP’de siyaset yapmayı düşleyen partilileremavi boncuk gibi dağıtarak geçireceği kesinleşti… Ulusal sorunlar konusunda sağır olan Kemal Kılıçdaroğlu, “mağdurların yanındayız” diyerek, Cemaat’e sahip çıkmaya devam ediyor… Kıvırma payı yok artık!.. İktidarın açtığı konu başlıklarında ana muhalefetin debelenip durması, “diyet ödeme” meselesidir ve Baykal’ın kaset olayına kadar uzanıyor!.. Bu yüzden, Y-CHP’nin ülkenin gerçek gündemi ve Türkiye gerçekleri ile uzaktan yakından ilgisi kalmamıştır!.. “DERSİM SOYKIRIMI” YALANI Y-CHP, Dersim İsyanı’nın bastırılmasını “soykırım” olarak kabul ettirme çalışması ile meşgul… O bakımdan Perinçek Davası ile ilgili söyleyecek sözleri…
-
PARİS’TEKİ BİR “İŞ KAZASI”DIR!..
“Gülen Hareketi” adlı kitabın yazarı Houston Üniversitesi’nin Dünya Dinleri Sosyolojisi (1) öğretim üyesi Prof. Helen Rose Ebaugh’a (2) göre, 11 Eylül 2001’deki terörist saldırıdan sonra Amerika’da herkesin sorduğu; “Bir din nasıl olur da binlerce insanın yok edilmesini teşvik edebilir?”di.. Halbuki İslam dini, insanın yok edilmesini değil, insana hayat verilmesini teşvik edip ödüllendiriyor… (3) “Cihad” konusunda yanlış anlaşılan 3 ayetin (4), radikal İslamcı terör örgütlerinin (5) çıkış noktası olduğu kabul edilir… Derinlemesine dini bilgisi olmayan ve bu dünyadaki yaşamları işkenceye dönüşmüş militanlar, Allah’ın emrini yerine getirmek ve karşılığında ebedi bir yaşam süreceği Cennet’e gitmek için, en kestirme yolun “Cihad” ile ilgili ayetlerdeki buyrukları yerine getirmek olduğuna inanırlar… Radikal İslamcı örgüt militanlarını,…
-
TEK DERTLERİ CUMHURİYET
TEK DERTLERİ CUMHURİYET CIA’nın kulu Sezgin Tanrıkulu’nun bilinç altı, Uludere’de 34 kişinin hayatını kaybettiği olayların 3. yıldönümünde bir kez daha ortaya çıktı: “Bir Cumhuriyet kendi uçaklarıyla yurttaşlarını bombaladı” dedi… Tanrıkulu’nun bütün derdi Cumhuriyet’le belli… Olaydan hükümeti sorumlu tutmadı… O tarihte Başbakanlık görevini yürüten Recep Tayyip Erdoğan için de bir şey söyleyemedi… Hazret yanlış istihbarat veren CIA’yı da suçlayamadı!.. Efendisi Kemal de yıllar önce, Dersim İsyanı ile ilgili olarak kendisini “mağdur” ilan etmişti!.. Bir gün ansızın Gençlik Kolları Genel Sekreteri Ozan Özgür Doğru’yu ileri sürüp, “Hepimiz Seyit Rıza’yız” sözlerini söyletmişti!.. Kemal’in bütün derdi Cumhuriyetin kurucularıyladır!.. Bu konuda en ufak bir kuşkumuz kalmadı… Dersimliye göre Dersim İsyanı’nın sorumlusu da Cumhuriyet’tir… Emperyalistlerin uşağı…
-
ÖZERKLİĞE DOĞRU TAM GAZ!
Sırrı Süreyya Önder ile Yalçın Akdoğan “özerklik” konusunu görüşmüş. Mutabakata da varmışlar. Önder’e göre, “Özerklik bu toprakların yabancısı olduğu bir şey değil”. Bir de “yeni cumhuriyet’ten” söz etmiş Sırrı Süreyya. “Yeni” öyle mi? Yok mudur bir hinliği Sırrı Süreyya Önder’in? Yalçın Akdoğan ise, “Süreç güçlü bir siyasi irade ve kararlılıkla sürüyor” dedi… Y-CHP‘nin değişmez ve değiştirilemez Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da, açılım için Meclis’e yasa teklifi sundu… Paralel gidiyorlar yani. Kılıçdaroğlu da, Yoldaki taşları temizleme işinin taşeronu. Y-CHP‘nin Abdullah Öcalan’ın önerileriyle örtüşen teklifinde, AKP’nin “Akil Adamlar Heyeti” yerine “Toplumsal Mutabakat ve Ortak Akıl Heyeti Komisyonu” önerilmiş. AKP’nin “çözüme olan inancı zayıflatmakla” suçlandığı teklifte, PKK’nın görüşleri sahipleniliyor. Y-CHP, açılım konusunda…
-
DEVLETİN “MEŞRU SAVUNMA”SI!..
DEVLETİN “MEŞRU SAVUNMA”SI VE ERTELENEMEZ ÖDEVLERİMİZ!.. Anayasa’daki “hakimlik teminatı” ve Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki paralel düzenlenmeler karşısında; “F Tipi”ni Yargı’dan söküp atmak çok kolay olmayacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Gebze Teknik Üniversitesi’nde Fetullah Gülen Cemaati’ni kastederek; “Milletin parasıyla, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar” şeklindeki itirafından (1) sonra bile, hala işin ciddiyetini kavrayamayanlar var!.. İktidarının 12. yılı sonunda, “Ne istediler de vermedik” diyerek, eski koalisyon ortağına sitem eden ve aynı zamanda çıplak gerçeği sergileyen eski başbakanın, soruların çalındığını itiraf etmesi hiçbir şekilde hafife alınmamalıdır. Yargının hırsızlıkla ele geçirildiği en yetkili ağız tarafından itiraf edildikten sonra; her ne sebeple olursa olsun Cemaat’i savunmaya çalışmak; aymazlıktır, sapkınlıktır, ihanettir… Düşünebiliyor…
-
FATİHALAR YASİNLER…
“FATİHALAR YASİNLER BİTMEZ KARADENİZ’DE” “Ankara’da festival Şu Taksim‘de Gezi var/Bu soysuzların var ya her tarafta bezi var” (1) sözleri ile Gezi eylemlerine katılanlara “soysuz” diyen Rizeli türkücü İsmail Türüt; Hrant Dink’in öldürülmesi olayının tetikçisi Ogün Samast ile azmettirici Yasin Hayal’e atfen; “O gün öyle desinler, bugün böyle desinler/ Fatihalar, Yasinler bitmez Karadeniz’de” türkü sözleri ile övgüler dizmiş, bayağı da alkışlanmıştı… (2) Ne yazık ki, okuma alışkanlığı bulunmayan ve buna bağlı olarak analiz yapma yeteneği gelişemeyen Türk halkının önemli bir kesimi, bu tür kışkırtıcı eylemler İsmail gibi, güzel sesinden başka hiçbir özelliği bulunmayan cahil, odun kafalı türkücülerin yorumları ile kavramak durumunda kalıyor… Ogün Samast, bugünlerde polis şefleri Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer’in etkisi kalmadığını düşünerek konuşmaya başlamış. “İçimdeki korkuyu yendim” diyen Samast, ifadesini alan Savcı…
-
YURTTAŞLARIN ÜLKESİNDE!..
İmar rantının merkezi Şişli’de; İnönü’nün torunu Hayri ile eski belediye başkanı Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir arasındaki kavga, gizlenemez boyutlara tırmanınca, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün bile çileden çıktı. Aygün, Dersimli Kemal’i şu sözlerle eleştirdi: “Eee, İstanbul belediye başkanlıklarını bir kişinin aile şirketi olarak dağıtırsan olacağı budur. Halka ve emeğe değil, sermayeye yüzünü dönersen sonuç budur. Siyasette ‘Beykoz Konakları’nda karar alırsan, Sarıyer’de ‘Zekeriya Villaları’na işte böyle mahkum olursun”… Bu sözler, her şeyi açık seçik anlatıyor. Ne bir şey eklemeye ne de yoruma ihtiyaç var!.. Düşünce dünyasının haritası yukarıya çıkartılmış bir aciz adam, Adana Bölge Toplantısında “Parti içi demokrasi”den ne anladığını anlatıyor: “Önseçim istiyoruz” diyen partiliye, “Bu arkadaş CHP’li değil, AKP militanıdır herhalde……
-
ORDU TERHİS EDİLSİN!..
Abdullah Öcalan’a TAHSİSLİ “Sayın” sözcüğünü uzun süredir kullanamıyorum… Hiç kusura bakmayın ama “Sevgili” diye de hitap edemeyeceğim size.) Pek Sevimli DENİZ BAYKAL VE ÖNDER SAV; En sonda söyleyeceğimi sözleri baştan söylüyorum: İkinizin de Allah de belasını versin!.. TBMM‘nde görev yaptığınız sürece, aldığınız maaşlar zehir-zıkkım ve haram olsun!.. Belki bu dünyada yaptıklarınızın hesabını sorma fırsatı bulamayız ama öteki dünyada iki elimiz yakanızda olacak!.. Haberiniz olsun!.. Siz ki, aşağıdaki sözleri söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na getirilmesine destek verdiniz, size hakkımızı helal etmeyeceğiz… Dersimli Kemal, bedelli askerlik çıkınca: “Durumu iyi olan askere gitmeyecek iyi olmayana ‘haydi nöbet tutmaya’ diyeceksin. Bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Bedelliyse bedelli. Amayoksulun çocuğu bedel ödemeden bundan yararlanmalı” demiş… Bakınız: http://www.chp.org.tr/… http://www.turkiyegazetesi.com.tr/politika/211485.aspx Varsıllar her…
-
YENİDEN YORUMLAYARAK…
İşçi Partisi, “Atatürk”de birleşelim” teklifini ortaya atınca, Kılıçdaroğlu paniğe kapılmıştı. TGB‘nin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına karşı, alelacele “Mustafa Kemal’in yurttaşlarıyız” sloganını geliştirdiler. Besbelli askere ve asker olmaya kökten karşıydılar!.. Başarılı olamadılar tabi. CHP tabanını küstürmek işlerine gelmiyordu. Dersimli Kemal, bu yüzden Bağdat Caddesi’ndeki Cumhuriyet yürüyüşünde, 37 kez “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırmak zorunda kaldı…(1) İşçi Partisi, bugünlerde “Altı Ok’ta (2) birleşelim” çağrısını yapıyor. Bu öneriden sonra da PKK’ye göz kırpan “Öcalan’ın Kemali”nin yine ödü kopuyor… Atatürk’te birleşemeyen Yeni CHP’nin, Altı Ok’ta birleşmesi imkansız gibi bir şey.. Y-CHP’nin asli görevi: Altı Ok’u yeniden yorumlayarak, ortadan kaldırmaktır. Dersim yalanları ile Atatürk ve İnönü’yü katil ilan edip, itibarsızlaştırmaktır… ABD’nin…
-
YANIT VERİYORUM!..
CHP İLÇE BAŞKANI İBRAHİM AKBULUT HOCAM’A !.. Anadolu Partisi’ne verdiğim destek üzerine; bana “Biraz daha bekle, belki ‘Trakya Partisi’ kurulur, ona oy verirsin” diyerek sitem etmiş!.. Hocam katıksız CHP’lidir, biliyorum. Küçük bir ilçemizin hala ilçe başkanlığını görevini yürütüyor; özverilidir, dürüsttür, namusludur… Bundan kimsenin en küçük bir kuşkusu yoktur, olamaz da… Lakin bir eksiği var: Hocam Ecevit gibi bir şairdir, ince ruhludur… Siyasette ince ruhlu olanlar kolay aldatılırlar!.. Akbulut hoca, CHP yönetiminin ihanet içerisinde olduğunu bir türlü kabullenemiyor. Kolay değil tabi… Küresel güçlerin TSK’ya kumpas kurabileceklerine aklınız yatıyor da CHP’nin kaset operasyonu ile ele geçirebileceğine bir türlü inanmak istemiyorsunuz. NATO’ya karşı olan subayların Ergenekon ve Balyoz davaları ile tasfiye edilmeleri karşısında şaşırıp…

























