KONUK YAZARLAR

TOKSİK (ZEHİRLENMİŞ) DEMOKRASİ!..

Reis, AKP’nin 8. Kongresinde dedi ki:

“Ülkemizde muhalefet, maalesef, sürekli demokrasi krizi çıkartarak, sandıkta alamadığı yetkiyi iç ve dış güçlerden devşirme hevesinden hiç vazgeçmemiştir. Muhalefetin seçim kazanmak için terör örgütleriyle, anti-demokratik güç merkezleriyle işbirliği yapacak kadar gözünü karartması, ülkemizi “TOKSİK DEMOKRASİ” sorunuyla karşı karşıya getirmiştir.”

Demek ki, ülkeyi iktidar değil muhalefet yönetiyor!

Aslında bu ifade AKP’nin ülkeyi yönetemediğinin bir itirafıdır…

Nasıl mı?..

☆ ☆ ☆

Şöyle ki:

Ama ilk defa duyanlar için “toksik demokrasi”nin tanımını vermem gerekiyor.

Önce “demokrasi” nedir onu hatırlayalım:

Çok iyi bildiğiniz gibi; demokrasi: “Halkın iradesinin yönetimi şekillendirdiği, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN GARANTİ ALTINA ALINDIĞI bir yönetim biçimi” olarak kabul edilir.

Ancak, zamanla demokrasinin temel ilkeleri yozlaşabilir; işte o zaman demokrasi, “toksik demokrasi” olarak adlandırılabilecek bir duruma dönüşür.

“Toksik demokrasi”, DEMOKRASİNİN GÖRÜNÜRDE İŞLEDİĞİ ancak özünde HALKIN ÇIKARLARINI GÖZETMEYEN bir yapıya evrilmesini ifade eder…

Bu kadar yeter…

☆ ☆ ☆

Şimdi de “toksik demokrasi”nin BELİRTİLERİNİN neler olduğunu öğrenelim:

Belirtilerin en belirgin olanı ve birincisi “Popülizm ve Manipülasyon”dur: Siyasi liderlerin HALKIN (dini ve milli )DUYGULARINI İSTİSMAR EDEREK oy kazanmayı ifade eder.

Demokratik değerler göz ardı edilir…

İkinsici “Kutuplaşma ve Ötekileştirme”dir: Toplumun FARKLI KESİMLERİNİN BİRBİRİNİ DÜŞMAN GÖRMESİ ve siyasal çekişmelerin giderek sertleşmesidir.

Üçüncüsü “Bilgi Kirliliği ve Propaganda”dır: MEDYANIN BAĞIMSIZLIĞINI KAYBETMESİ, yanlı haberlerin yaygınlaşması ve kamuoyunun manipüle edilmesi anlamına gelir.

Dördüncüsü “Kurumsal Bozulma”dır: Hukukun üstünlüğünün zayıflaması, YARGI BAĞIMSIZLIĞININ KAYBOLMASI ve devlet kurumlarının BELİRLİ GRUPLARIN ÇIKARLARINA HİZMET ETMESİ demektir.

Başka bir söyleyişle “toksik demokrasi”; demokrasinin başkalaşması, “şekilsel hale gelmesi”dir: Seçimler yapılmasına rağmen halkın iradesinin gerçek anlamda yönetim üzerinde etkili olmamasıdır…

☆ ☆ ☆

Bunun NEDENLERİNİ ise:

1.) Yürütmenin yasama ve yargı üzerinde baskı kurması veya bu üç erkin tek elde toplanması (Güç Yoğunlaşması),

2.) Sosyal adaletin zayıflaması, milli gelirin adil dağıtılmaması ve belirli grupların siyaseti kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesi (Ekonomik Eşitsizlik),

3.) Toplumun eleştirisel düşünme yetisini kaybetmesi (Eğitim ve Medya Manipülasyonu),

Ve:

4.) Siyasi liderlerin kendilerine sadık kadrolarla devleti yönetmesi (Yolsuzluk ve Kayırmacılık) olarak sayabiliriz…

☆ ☆ ☆

Şimdi:

Görenler Allah için desinler; ülkemizi “toksik demokrasi” sorunu ile karşı karşıya getiren muhalefet midir yoksa iktidar mıdır?..

Av. Cemil Can

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir