KONUK YAZARLAR

CHP’DE SİYASET YAPMAK SANAT ESERİ ÜRETMEK KADAR ZORDUR !..

“Yılmaz Özdil diyor ya bu yapılarak İBB davası gölgelenmeye çalışılıyor diye. Yılmaz Özdil, CHP’nin anahtarını sana verelim. Sen arzu ettiğin gibi yönet partiyi, öyle mi? Neyi nerede ve ne zaman yapacağımızı sana sorarak mı yapacağız? O konuşmanı bir kere daha dinlediğin zaman ne hissediyorsun acaba?”

https://www.facebook.com/solmeydan

“Solmeydan”dan 20 saat önce yayınlanmış olan yukarıdaki sözleri CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın Birgün TV’de söylemiş olamaz!

Bu sözlerin, akademisyen Gökhan Günaydın tarafından söylenebilir olduğunu kabul ederim de CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın olarak söylenmiş olabileceğine inanmak istemiyorum:

Sana mı soracağız ne yapacağımızı” şeklindeki sözler, “biz her duruma hakimiz ve her şeyi biliyoruz, dolayısıyla da kimseye ihtiyacımız yok anlamını verir.

Başka bir ifade ile “sizin fikirlerinize değil; oylarınıza ihtiyacımız var” anlamına da gelebilir…

Günaydın’ın kendine aşırı güvenmesi ve şahsi işleri için kimseye ihtiyacın olmaması güzel bir şeydir.

Kendine güveni tam olan siyasetçilerin CHP yönetiminde bulunması da bizler için bir şanstır.

Lakin, CHP’de siyaset yapmak; CHP yöneticilerinin şahsi işi veya hobisi değildir ve olamaz. CHP’ye oy vermiş, vermemiş ve gelecekte verecek olan herkesi doğrudan ilgilendiren konularda “SİZE MI SORACAĞIZ” mantığı ile hareket edilemez.

Evet, CHP’nin nasıl bir siyaset izleyeceğini, mümkün olursa yönetmeye talip olduğunuz 86 milyon vatandaşa da soracaksınız.

Ama mümkün değil o başka.

Hal böyle olunca, hiçbir kişisel beklenti içerisinde olmadığı çok açık ve belli olan duyarlı vatandaşların, her konudaki fikirlerini -hatalı da olsa- dinleyeceksiniz.

O fikirlerin içerisinden bir tek doğru cümle veya “vurgu ”ya rastlarsanız, onu çekip alarak sahada kullanacaksınız.

Bununla birlikte, yine siyasetten kendi adına bir şey istemeyen partili/partili olmayan kanaat önderlerinin (fikir emekçilerinin) çalışmalarını derleyecek ve tasnif ederek kullanıma hazır hale getirecek uzman kişilerden yararlanarak geniş bilgi havuzu oluşturacaksınız…

Unutmayınız ki, sizin kendinize duyduğunuzdan çok daha fazla güveni kendine duyan binlerce insanımız var…

Marifet bu insanların çalışmalarını harmanlayıp, siyaset sahasında kullanabilmektir.

Onları susturarak, hadlerini bildirerek doğru bir iş yapmış olamazsınız…

Her eleştiri yapanı “PARTİ ANAHTARLARININ TALİPLİSİ” gibi görmek, sorunlu bir bakış açısıdır…

Siyasete aktif olarak katıldığı 2011 genel seçimlerin bu yana, dikkatle izlediğim ve beğendiğim Sayın Gökhan Günaydın’dan beklediğimiz Sözcü Grubu’nu yönettiği çok belli olan Sayın Yılmaz Özdil’le polemik yapmak değil, onun fikir ve eleştirilerinden yararlanmak ve muhalefet cephesinde birlik ve beraberlik görüntüsünü tahkim etmektir…

Hatta mümkün olabilirse eğer, CHP Grup Başkan Vekili sıfatıyla; Uğur Dündar ve Müjdat Gezen’in arasındaki- incir çekirdeğini doldurmayan konular yüzünden oluşan– küskünlüğü bitirmek için aracı olmak ve eskiden olduğu gibi aynı kulvarda koşmalarını sağlamaya katkı sunmaktır…

Unutmayınız ki:

1931 Cumhuriyet Halk Fırkası Programı’nın Atatürk çizgisindeki ruhu: “Fırka, millet işlerinde murakabeyi esas tutar” şeklindedir…

Av. Cemil Can

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir