AVUKAT GÖZÜYLE OTEL YANGINI!..
Kim istemez çocukları (veya torunları) ile birlikte, karne tatilini dağ tesislerinde kayak yaparak geçirmek.
Turizm Bakanlığının veya işletme sahibinin misafiri olarak da olsa, ömrümde hiç değilse bir kere davet üzerine böyle bir tesise giderek kış tatili yapmak isterim.
Emekli maaşı 20 bin TL civarında olan benim gibi bir kişinin, kendi olanakları ile gecelik konaklama ücreti 30 bin TL olan turistik bir otelin müşterisi olması zaten olanak dahilinde değildir.
Bu imkânsızlığa bugün seviniyorum!
İlk defa yoksulluk bir işe yarıyor diyebilirim ve bu dünyada cehennemi yaşamaktan yoksul olduğum için kurtulmakla şanslıyım…
Çok şükür, şükrümü biliyorum!…
***
Gecenin 03’ünde, uykunun en derin bölümünde insan çığlıkları ile uyanmak nasıl bir duygu yaşatır?
Rüyada değildiler.
Bazıları cep telefonlarına sarıldı, ailelerini arayıp yardım istediler.
Bazıları duygularını video çekerek kayıt altına aldılar.
İlk şoku atlatanlar, çarşafları birbirine bağlayıp başlarının çaresine baktılar.
Önce çocuklar, önce çocuklar!…
***
Alevler ve duman, baca görevi yapan yangın merdiveninden hızla katlara yayılıyordu.
Zehirli duman çıkartan kablo yanıklarının kokusu dayanılacak gibi değildi.
Cesaretlerini toplayan birkaç kadın personel, pencerelerden atlayarak beton zemine çakıldılar.
Müşterilerin bir kısmı, karbondioksit zehirlenmesi veya dumandan boğularak yaşama veda ettiler.
78 kişinin çoğu, alevler arasında cayır cayır yanarak, çırpınarak can verdi.
“Turizm Bakanlığının denetiminde”ki Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel, cehennemin öteki adı oldu…
Ölenlerin 36’sı çocuktu, çocuk!…
***
İtfaiye, ancak 30 dakika sonra olay yerine geldi.
Arka cephesi uçuruma bakan otele, bu cepheden müdahale edilemedi.
Devlet, saatler sonra yetişti.
Kriz Masası’nın başında doğal olarak İçişleri Bakanı vardı.
Türk Milleti adına “ölenlere rahmet, yakınlarına sabır ve yaralılara acil şifalar” dilendikten sonra, sorumluların 10 gün içerisinde bulunup adalete teslim edileceğini söyledi…
Neden 10 gün sonra?..
***
Göğsünde şampiyon kemeri gibi “Kartal 1, Kartal 2, Kartal 3 Obarj-Turizm Bakanlığı Denetimindedir” madalyonu asılı bulunan turistik otelde, yangın çıkmasının sorumluları belli değil midir?
Birinci soru ile başlıyoruz:
Bu otel ne zamandan beri faaliyettir?
Bu sorunun yanıtını işletmenin elektrikçisi Hüseyin Özer’in jandarmada verdiği ifadesinden öğreniyoruz:
“En son 32 yıl önce kurulan sistemin Avusturya’dan ikinci el sökülüp getirildiği”ni söylemiş Hüseyin.
“Telesiyej” 1993 yılında monte edildiğine göre, otel bu tarihten önce inşa edilmiş olmalı.
Ne zaman işletme ruhsatı alıp işletmeye açıldığını ise ilgili vergi dairesinden öğrenmek olanaklıdır…
***
1980’lı 90’lı yıllarda mücavir alan (1) dışında kalan yerlerdeki yapıların denetimi, yürürlükteki mevzuata göre, İl Özel İdareleri tarafından yapılırdı.(2)
Yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı ile binanın projesine uygun olarak inşa edilip edilmediği denetlemek bu idarelerin görev ve yetkisi içerisindeydi.
Halen de öyledir…
Basına yansıyan bilgilerden öğreniyoruz ki, yanan otel imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiştir…
Kaçak eklentiler ve katlar ilave edilmiş, (turistik) otel olarak işletilmeye elverişli bir bina asla olamazdı!
16.12.2024 tarihinde Bolu Belediyesinin tespit ettiği eksiklikler (3) ise eskiden beri var olan eksikliklerdir.
Böyle bir binaya “yapı kullanma izin belgesi” veren Bolu İl Özel İdaresi birinci derece kusurludur…
Nokta…
***
Bu binaya proje çizen bir mimar da vardır herhalde.
Bina projesine uygun olarak inşa edildi mi, bunun da araştırılması gerekmektedir.
Bina mimarı projeye uygun olarak inşa edilmiş, fakat mimarı proje mevzuata aykırı olarak çizilmişse, proje mimarının da sorumluluğu olacaktır.
Görünüşe bakılırsa, bu otel dağın başında kaçak olarak inşa edilmiş ve “imar afları”ndan (4) yararlandırılarak yapı kullanma izin belgesine kavuşmuştur…
***
Her ne şekilde olursa olsun, inşa edilmiş bir binanın “Turizm Teşvik Belgesi” (5) alabilmesi için
araziye ait tapu veya kira sözleşmesinin olması şarttır.
Turizm teşvik belgesi olan yatırımcılara; vergi muafiyetleri (KDV, gümrük vergisi ve gelir vergisi istisnaları), sigorta prim desteği, düşük faizli krediler, kamu arazilerinin tahsisi ve belirli sürelerle emlâk vergisi muafiyeti sağlanmaktadır.
Bu otelin kurulu bulunduğu arazi, Hazine malı mıdır yoksa özel şahıslara ait tapusu var mıdır?
Bolu Tapu Müdürlüğünden öğrenilebilir…
Kamuya ait bir arazi üzerine kaçak olarak inşa edilen bir binaya, bu kadar teşvik verilmiş olamaz!
O kadar da değil canııııııııııııııııım!..
Turizm teşvik belgesi alabilmek için başvurulacak makam Kültür ve Turizm Bakanlığıdır…
Nokta…
***
Sayın Bakanın, CNN Türk’teki mülakatından anlıyorum ki, yanan otelin “Turizm İşletme Belgesi” (6) vardır.
Bu belge, işletmenin belli standartları karşıladığını ve yasal olarak turizm faaliyetinde bulunabileceğini gösterir.
Turizm İşletme Belgesi alabilmek için istenen belgeler arasında işletmenin tapusu yanında “İş yeri Açma Ruhsatı”(7) da aranmaktadır.
Zurnanın “zırt” dediği yer tam da burasıdır:
Otel ve lokanta gibi umuma açık iş yerleri için 7 adet belgenin hazırlanması gerekiyor.
Bunların içerisinde en önemli olanı kuşkusuz ki, “İtfaiye Raporu”dur. (8)
İşyeri açma ruhsatı alacak olan işletmelere, ister belediye sınırları içerisinde ister dışında olsunlar, itfaiye raporu verecek olan yetkin bir itfaiye teşkilatı olan tek kuruluş belediyedir.
Bu noktada Turizm İşletme Belgesi düzenlenecek olan işletmeler için Kültür ve Turizm Bakanlığı -itfaiye teşkilatı olmadığı için- ilgili belediyeden hizmet almak durumundadır…
Nokta…
***
Durumun böyle olması, düzenlenmiş bir belgenin daha sonra -alınma koşullarını yetirdiği için-hükümden düşüp düşmediğini denetleme yetki ve görevini belediyelere vermemektedir.
Bu görev işletme faaliyette bulunduğu sürece Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesindedir.
Böyle olduğu için turistik otellerin en görülür yerine “ TURİZM BAKANLIĞI DENETİMİNDEDİR” tabelası asılmaktadır…
Nitekim, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinin 1/a fıkrası; “Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından yapı ruhsatı vermeyi yetkili idareleri; görevli yetkili ve sorumlu tutmaktadır…
***
Şimdi gelelim olayın ceza hukukunu ilgilendiler yanına:
TCK’nın 21/2 maddesinde; suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, adeta umursamadan sonucun gerçekleşmesini göze alarak; “olursa olsun” şeklinde düşünenler için düzenleme yapılmıştır.
Buna “olası kast” (9) denmektedir.
22. maddenin 3. fıkrasında ise, kişinin öngördüğü sonucu istememesine rağmen, sonucun meydana gelmesi halini düzenlemektedir ki, buna da “bilinçli taksir” (10) denmektedir.
Tedbirsizlik, dikkatsizlik ve gerekli önlemlerin alınmamış olması yüzünden meydana gelen yangında, 78 insan yaşamını kaybetmiştir.
Bu sonucun meydana gelmesinde sorumluluğu olanlar kamu adına yargılanacak ve hiç kuşku yok ki, hak ettikleri cezalara çarptırılacaklardır.
Kovuşturmayı yürütecek olan yetkili mahkeme, olayın olası kastla mı yoksa bilinçli taksirle mi meydana geldiğini değerlendirip, ona göre bir karar verecektir…
***
Kuşkusuz bir yangının çıkmasında birden çok kişi ve kurumun sorumluluğu olabilir.
Kimin sorumluluğu ne kadardır?
İşte bu sorunun yanıtını uzman bilirkişiler verecektir.
Soruşturma aşamasında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının görev verdiği 4 savcı ve 7 uzman bilirkişinin hazırladığı ve -ön almak için- kamuoyuna sızdırılan bir ön rapor (11) vardır.
Bu raporu Adalet Bakanının “korsan metin” olarak nitelendirmesi hiç yakışık almamıştır.
Neticede bu bir “ön rapor”dur.
Ayrıntılı ve yanıtı aranan bütün soruları karşılayacak “kök rapor”, daha sonra hazırlanacaktır.
İşleyiş böyledir, telaşa mahal yoktur!
Kök raporu beklemeden yapılan suçlamaları, “suçluluğun telaşı” içerisinde yapılmış olarak değerlendirmek mümkündür…
***
Sırası gelmişken; yaklaşık 40 yıllık mesleki tecrübeme de güvenerek bu olayın cezai sorumlularını bu kadar bilgi ile şu şekilde sıralayabilirim:
-
Ulaşım yolu dahil olmak üzere gerekli tüm önlemleri almayan işletmenin sahibi Grand Kartal Turizm ve Ticaret A.Ş.‘nin yetkili temsilcisi,
-
Turizm Teşvik Belgesi ve Turizm İşletme Belgesini veren Kültür ve Turizm Bakanlığı,
-
Bolu İl Özel İdaresi, (İçişleri Bakanlığı)
-
İlk olumlu İtfaiye Raporunu (12) veren Bolu Belediye Başkanlığı,
-
Tedbirsiz ve dikkatsizliği nedeniyle yangının başlamasına sebebiyet veren otel çalışanları,
-
Mesleki yeterliliği tam olmayan personeli işe alan yetkili kişi/ kişiler,
-
Yangının haber alınmasından sonra, insanları kurtarmak ve yangını söndürmek için (varsa) görevini gereği gibi yapmayan itfaiye ve otel personeli,
-
Otelin işletme ruhsatı alma koşullarını kaybettiği öğrenildiği halde “yangın yeterlilik ruhsatı” dilekçesini geri çeken işletmeciyi Kültür ve Turizm Bakanlığına ihbar etmeyen Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkilisi…
Bunların sıralaması ve hangisinin kusur oranının ne kadar olduğunu kuşkusuz uzman bilirkişiler saptayacaklardır.
Verilecek raporlara tarafların itiraz etme hakları da vardır.
İtirazlar üzerine, başka bir bilirkişi heyetinin dosyayı incelemesi de mümkündür.
İki rapor arasında çelişki olursa, çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyetine de müracaat edilebilir.
Böylece tüm tarafların itirazları ve savunmaları değerlendirilerek gerçek sorumlular ortaya çıkartılırlar.
Öyle de olması gerekmektedir.
Adalet Bakanının daha olayın başında, bilirkişi ön raporunu “korsan metin” olarak nitelemesi ile adaletin üzerine ilk gölge düşmüştür…
***
Bu olayın bir de “sorumluluk hukuku” bakımından değerlendirilmesi olacaktır.
Yangında hayatını kaybeden 78 kişinin 36’sı çocuktur.
Bu çocukların aileleri, ölüm nedeniyle çocuklarının olası desteğinden mahrum kalmışlardır.
Ayrıca olay nedeniyle duydukları acı ve üzüntünün para ile giderilmesi mümkün değildir.
Bu yüzden, avukatları aracılığı ile “maddi ve manevi tazminat” davaları açacaklardır…
Bu davalarda da yerel mahkeme “kusur” durumuna göre kararını verecektir.
Ceza yargılamasında alınacak bilirkişi raporu ile hukuk yargılamasında alınacak bilirkişi raporunun nitelikleri farklıdır.
Bu yüzden, hukuk yargılamasında kusurun tespiti için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılıp raporlar alınması gerekmektedir.
Bu nedenle de delillerin özenle korunması şarttır…
86 milyon halk bu olay nedeniyle yıkılmıştır ama binanın yıkılması gibi bir düşünce asla söz konusu olmamalıdır…
Başın sağ olsun Türkiye…
Av. Cemil Can
DİPNOTLAR:
(1) Mücavir (komşu) alan: Belediyelerin imar yetki sınırları dışında, ancak gelecekte belediyelerin kontrolüne geçmesi düşünülen alanlara denir.
(2) İl Özel İdaresi, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde mücavir alan dışındaki yapıların ruhsatlandırılması, denetimi ve kaçak yapıların tespit edilmesi gibi konularda yetkiliydi.
(3) İki adet acil çıkış merdiveninin olmadığı, elektrik tesisatı uygun olmadığı, “sprink sistemi” mevcut olmadığı, algılama sistemleri-duman dedektörleri çalışmadığı, paratonerin bulunmadığı, ışıklı yönlendirme levhaları ve duman kontrolü vs gibi hayati önemi haiz eksiklikler tespit edilmiştir.
(4) İmar afları, kaçak yapılaşmayı teşvik eden, kentleşme düzenini bozan, alt yapı ve çevre sorunlarına yol açan geçici düzenlemelerdir. 1984 yılında çıkartılan 2981 Sayılı Yasa ile Hazine arazisi üzerindeki yapılar ile birçok kaçak yapı kayıt altına alındı. 2003 İmar Affı ile 4706 Sayılı yasa kapsamında, özellikle gecekondu bölgeleri hedeflendi; mülkiyet sorunları çözülüp tapu verilmesi sağlandı. En kapsamlı düzenleme 2018 yılında 3194 Sayılı Kanuna eklenen Geçici 16. madde ile yapıldı. Kaçak binalara Yapı Kayıt Belgesi verildi ve yasal statü kazandırıldı. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanması hüküm altına alındı.
(5) Turizm Teşvik Belgesi, alabilmek için yatırım projesinin, 2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanununun 5. maddesindeki koşulları sağlamaları ve ilgili yönetmeliklere uygun olmaları gerekmektedir. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2634.pdf
(6) Turizm İşletme Belgesi, turizm işletmelerinin hizmet kalitesini ve yasal statüsünü belirler. İşletmenin yerli ve yabancı turistlere hizmet sunma kapasitesine uygun olduğunu tescil eder. Belge, ulusal ve uluslararası standartlara uygun hizmet sunmayı amaçlar.
(7) İş Yeri Açma Ruhsatı, İşletmelerin ilgili mevzuata uygun olarak açılıp faaliyet göstermelerini sağlayan belgedir. İşletme belediye sınırları içerisinde ise 5393 Sayılı Belediye Kanuna göre ilgili belediye tarafından, belediye sınırları dışında ilgili İl Özel İdaresi tarafından verilir.
(8) İtfaiye Raporu, İşyerlerinin yangın güvenliği açısından belirli standartlara uygun olup olmadığını tespit etmek için itfaiye birimleri tarafından verilen belgedir. Değerlendirmeler Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılır. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=200712937&MevzuatTur=21&MevzuatTertip=5
(9) Olası kastla işlenen suçlarda, ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine müebbet hapis, müebbet hapis yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis ve diğer suçlarda temele ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.
(10) Bilinçli taksir söz konusu olduğunda verilecek olan ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Sanıkların TCK’nın 83 ve 85. maddeleri kapsamında cezalandırılmaları söz konusu olabilir.
(11) Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/962 Soruşturma nolu dosyasına sunulan ön raporda; sorumlu olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bolu İl Özel İdaresi ve Bolu Çevre ve Şehircilik ve İklim Bakanlığı sorumlu olarak tutulmuş, Bolu Belediyesi sorumlu olarak yer almamıştır.
(12) Kültür ve Turizm Bakanının CNN Türk‘teki açıklamalarından anlıyoruz ki, işletmeye 2007 yılında “yangın yeterlilik raporu” verilmiştir.
