KONUK YAZARLAR

“29 MART MİLLİ İRADE ALANI”!..

15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi’nin önlenmesinden hemen sonra; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin birlikte organize ettikleri; 7 Ağustos 2016 tarihli “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ni (1) saymazsak, Türkiye’deki bugüne kadar yapılan en yüksek katılımlı (2) mitingin, 29 Mart 2025 günü Maltepe mitingi alanında yapılan “İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi” olduğunu söyleyebiliriz…

Üniversite diploması hukuksuz olarak iptal edilen ve ardından “kaçma ve delilleri karartma” şüphesi ile tutuklanıp Silivri’ye gönderilen Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu olarak yargılanmasını öneriyorum!..

Son derece ciddiyim.

Şu şartla ki: Yargılama TRT televizyonlarından canlı olarak yayınlanmalıdır.

Böyle bir yargılamanın, ülkemiz için son derece hayırlı olacağına yürekten inanıyorum…

☆ ☆ ☆

Anayasanın 36. maddesi ile AİHS‘nin 6. maddesinde öngörülen “adil yargılanma hakkına” riayet edilecek olan bu tarihi yargılama sırasında, Türk halkının çok önemli kazanımlar elde edeceğine kuşkum yoktur.

Bu yargılama sırasında; CMK’nın 223/5 maddesinde öngörülen; yükletilen suçların şüpheliler tarafından işlendiğine dair şüpheye yer vermeyecek şekilde “kesin ve somut deliller”in (3) neler olduğunu 86 milyon halk görecek ve “Türk Milleti Adına” karar veren hakimlerin ne kadar milleti temsil ettiğini öğrenebileceklerdir…

CMK m.100/3’te sayılan “doğrudan tutuklama nedenleri”nin (4) hangi olgu ve kanıtlara dayalı olarak verildiğini sıradan yurttaşlar bile sorgulayıp, tartışabileceklerdir…

Böylece Yargı’nın siyasete alet edilip edilmediği, siyası iktidarın sopası olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda fikir sahibi olabileceklerdir…

☆ ☆ ☆

Anayasamızın 34. maddesi “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” hükmünü emreder. (5)

Anayasal bir hak olan Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı‘nın kullandırılması esas, sınırlanması istisna olmalıdır.

Bu hakkın kullanılmasının şekil, şart ve usulleri 2911 Sayılı Yasa ile belirlenmiştir.

Yasanın 32. maddesinin 1. fıkrasında: Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı yazılıdır. (6)

Uygulamada 3 yılın altında ceza verildiğinde; “denetimli serbestlik” veya “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” uygulandığına göre, mitinge katılıp, dağılın uyarısına direndiği iddia edilen ve aralarında çocukların da bulunduğu 260 gencin tutuklanmasının mantığı olabilir mi?(7)

Sırası gelmişken belirtelim ki, dünya basının bu konu üzerindeki ilgisi (8) de hiçbir nedenle görmezden gelinemez.

Dolayısıyla, en ufak bir gecikmeye yer vermeden en hızlı şekilde Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile İmamoğlu’nun iddianameleri hazırlanmalı ve yargılanmaları halka açık olarak yapılmalıdır…

☆ ☆ ☆

İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yapılan protesto mitinglerine her yaştan insanın katıldığı, özellikle de “Z Kuşağı” olarak isimlendirilen gençlerin damga vurdukları yadsınamaz bir gerçekliktir.

İlginçtir; üniversite öğrencisi olan ve mezun olduktan sonra kamuda iş arayışına girişecek olan yüzbinlerce genç fişlenmekten korkmamaktadırlar.

Bu gerçeklikten yola çıkarak, iyice cıvığı çıkan “mülakat sistemi” yüzünden gençlerin kamu sektöründe iş bulma umutlarının iyice yok olduğunu bu yüzden de mülakat saçmalığından bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini hatırlatalım.

Gençlerin, plastik mermi, biber gazı, TOMA’ların tazyikli suyu, polis copu, tekmelenme, taciz ve kötü muameleyi göze alarak, demokrasiye sahip çıkmalarını görmek, siyasi iktidarın hoşuna gitmese de Türkiye’nin geleceği bakımından umut vericidir…

☆ ☆ ☆

Kabul etmek gerekir ki; 3,5 km uzunluğunda, 400 m genişliğindeki Maltepe Mitingi alanını dolduran milyonlar, Erdoğan’a seçimle verdiği ülkeyi 5 yıllığına yönetme yetkisini, 29 Mart itibariyle 86 milyonun tartışmasına açmışlardır.

Bu yöndeki eylemlerin giderek yükselmesi korkarım ki, meşruiyet tartışmalarını (8) da başlatacaktır.

Bu yüzden seçimlerin öne alınması kaçınılmazdır.

Aksi halde, sorunlar giderek daha da ağırlaşacak ve içerisinden çıkılmaz hal alacaklardır…

☆ ☆ ☆

Bu nedenlerle, Saraçhane’de başlayan ve Maltepe’de zirveye çıkan mitingleri “milli irade”nin tecellisi olarak kabul edip, sandığı ortaya koymak izlenecek en akıllıca rota olacaktır…

Türkiye’de bir ilk olan “İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi” ne ev sahipliği yaptığı için de Maltepe Miting Alanı’nı, adının “29 MART MİLLİ İRADE ALANI” olarak değiştirilmesini fazlasıyla hak etmiş bulunmaktadır…

Av. Cemil Can

DİPNOTLAR

(1) Bütün siyasi partilerin desteklediği Yenikapı Mitingi‘ne 5 milyon kişinin katıldığı hesaplanmıştı.

(2) 29 Mart’ta Maltepe’de yapılan “İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi”ne katılımın 2 milyon 2 yüz bin kişi olarak kayıtları geçti.

https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/ozgur-ozel-acikladi-chpnin-maltepe-mitingine-kac-kisi-katildi-2314125

(1 Mayıs 1977 Taksim Mitingi’ne 500 bin kişi, 24 Temmuz 1993 Büyük Madımak Protestosu’na 500 bin kişi, 17 Nisan 2007 Cumhuriyet Mitinglerine; 14 Nisan Ankara Tandoğan Mitingi’ne 1,5 milyon kişi, 29 Nisan İstanbul Çağlayan Mitingi’ne 1 milyon kişi, 13 Mayıs İzmir Gündoğdu Mitingi’ne 1,5 milyon kişi, 9 Temmuz 2017 İstanbul Maltepe”de yapılan Adalet Mitingi’ne ise 1,5 milyon kişi katılmıştı.)

(3) https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5271.pdf

(4) CMK 100/3. madde uyarınca, aşağıdaki suçlar işlendiğinde doğrudan tutuklama nedeni var sayılabilir:

Adam öldürme (TCK 81, 82, 83), İşkence (TCK 94, 95), Cinsel saldırı (TCK 102/2), Uyuşturucu ticareti (TCK 188), Devlet güvenliğine karşı suçlar (TCK 302, 309, 311 vb.) ve Silahlı örgüt üyeliği (TCK 314)

Bu suçların dışında tutuklama kararı verilebilmesi için:

Şu şartların birlikte bulunması gerekir: 1.Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır. (Somut delillerle desteklenmiş güçlü bir suç şüphesi olmalıdır.) 2.Tutuklama nedenlerinin varlığı olmalıdır.(a-Kaçma şüphesi: Şüphelinin veya sanığın kaçacağı veya saklanacağına dair somut olgular bulunmalıdır. b- Delilleri karartma şüphesi: Şüphelinin delilleri yok etme, gizleme veya tanıklar üzerinde baskı yapma ihtimali olmalıdır.) Bunların yanında “adli kontrol” yetersiz kalıyorsa tutuklama yoluna gidilmelidir. Yurtdışına çıkış yasağı gibi daha hafif tedbirler yeterliyse tutuklanma uygulanamaz.

(5) ANAYASA

  1. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34- (Değişik: 3/10/2001-4709/13 md.)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

(6) TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU

Direnme

Madde 32 – (Değişik: 22/7/2010 – 6008/1 md.)

Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur.

İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde, ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinde tanımlanan suçtan dolayı da cezaya hükmolunur.

23 üncü maddede yazılı hallerden biri gerçekleşmeden veya 24 üncü madde hükmü yerine getirilmeden yetki sınırı aşılarak toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin dağıtılması halinde, yukarıdaki fıkralarda yazılı fiilleri işleyenlere verilecek cezalar, dörttebire kadar indirilerek uygulanabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2911&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

(7) İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda şu ana kadar bin 879 kişinin gözaltına alındığını 260 kişinin tutuklandığı ve 468 kişiye adli kontrol uygulandığı açıklanmıştır.

https://www.gazetepencere.com/gundem/gozalti-ve-tutuklama-bilancosu-bin-879-kisi-gozaltina-alindi-260-kisi-tutuklandi-655707h#google_vignette

(8) https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/imamogluna-ozgurluk-mitingi-dis-basinda-nasil-yankilandi-2314113?fbclid=IwY2xjawJVKH9leHRuA2FlbQIxMAABHWRMfhwrOOy-8Qj9V4vm7qizrahySF4LNYMZdH7d3DwMxV2M8wW0NXtMYw_aem_SDOMFEsBbphIZXtzN5Vfhw

(9) Meşruiyet (Legitimacy), bir yönetimin, hukukun veya uygulamanın toplum tarafından kabul görmesi ve haklı bulunması anlamına gelir. Bir yönetim ya da karar meşru kabul edilmezse, ona karşı direnç veya itirazlar ortaya çıkabilir.

Siyasi -kültürle anayasa arasındaki uyumsuzluk, anayasa yapımında büyük siyasi gruplara söz hakkı verilmemesi ve anayasanın elitler ve kitlenin anayasal beklentilerini yerine getirmekte yetersiz kalışı, bugün Türkiye’de ortaya çıkan anayasa arayışlarının altında yatan temel nedenler olarak gösterilebilir.”

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/629323

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir