-
ALTINI DOLDURMAK
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin davetlisi olarak bulunduğu Berlin’de, 21 Eylül 2010 tarihinde gazetecilere yaptığı açıklamada; ”ben bugün için laikliğin tehlikede olduğunu düşünmüyorum. Eğer tehlikede dersek bunun altını doldurmak lazım, askıda kalır, gerekçelendiremem.” demişti. Kemal Kılıçdaroğlu, tüm delegelerin oyuyla genel başkan seçildiği kurultaydaki konuşmasıyla iyi bir çıkış yapmış ve ulusal güçleri bir çatı altında toplama izlenimi vermişti. Ancak oluşturduğu kadro soru işaretleri yaratmıştı. Toplumdaki bu umut ve oy sıçraması, çok kısa sürede yerini umutsuzluğa ve şaşkınlığa bıraktı. Genel Başkan seçildikten sonra ilk basın ziyaretini cemaatin Zaman Gazetesi’ne yapması ve 27 Mayıs 1960 Devrimi için “bugün yapanlar utanıyor” söylemi, Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı makamını dolduramayacağının ilk örnekleriydi.…
-
CHP'NİN DOLARLARI NEREDE?
HESABINI VERMEKTE ZORLANANLAR, YOLSUZLUKLARIN HESABINI SORAMAZLAR!.. 12 Haziran 2011 Genel Seçimlerinden önce, CHP Ankara İl Yönetimi’nde birlikte görev yaptığımız bazı arkadaşlar; 2TIR dolusu seçim broşürünün dağıtılmadığını ve hurdacıya satıldığını, fotoğraflayıp tutanak altına aldılar. Seçim bütçesinin nerelere ve nasıl harcandığı hususunun, yönetim kurulunda görüşülmesini defalarca istemiş olmalarına rağmen, Ankara İl Başkanı ve yakın çalışma arkadaşları, nedense hesap vermekten kaçınmışlardı. Bunun üzerine, durum bir rapora bağlanarak Genel Merkez’e bildirilmişti. Genel Merkez, nedense aralarında benim de bulunduğum şikâyetçileri dinlemek üzere hiçbir zaman çağırmadı. Şikâyet olunan İl Başkanı ile bütçe harcamalarını yapan yakın arkadaşları hakkında da bir işlem yapıldığını şu ana kadar duymadım. Tam aksine Kılıçdaroğlu, raporu hazırlayan yönetim kurulu üyelerini görevden almış,…
-
ELİF ŞAFAK VE BÜYÜKELÇİ!..
Bu yazı, Büyükelçiye iletilmesi için yardımcısı Şirin hanıma yollandı. Sayın Şirin Erkan, Gazete ve internet sitelerinden öğrendiğimize göre, sayın Büyükelçi Elif Şafak için düzenlenen bir törende konuk olarak bulunduğu bir ülkenin geleneksel konukseverliğinden yararlanarak alışılmış, genel diplomatik davranış ve söylemlerin çok dışına çıkmış, sözde Ermeni soykırımı konusunda önyargılı, tarafgir bir tutum takınıp, Elif Şafak’ın Türk toplumunun bilinç altına çalışmasını yüreklendirici sözler sarf etmiş! Ne büyük bir gaflet! İbret ve hayretle görülmekte ki aradan uzun yıllar geçmiş ama sayın Büyükelçi ne tarihten ders almış, ne de Türk toplumunu tanımış! Fransa, 90 yıl önceki kuyruk acısını her fırsatta çıkarma arayışı içinde. Kaç tane 90 yıl geçerse geçsin, aradığını bulamayacaktır. Fransızların bu duygularını bilmemize rağmen şunu…
-
İSA GÖK'TEN MUHALEFET ŞERHİ!..
MİLLETVEKİLi İSA GÖK’TEN PARTİ MECLİS RAPORUNA MUHALEFET ŞERHİ ‘CHP iktidar ile bölünme anayasası hazırlıyor’ İsa Gök, Kurultay’a sunulacak PM raporuna muhalefet şerhi yazdı. Gök partisinin izlediği politikayı sert bir dille eleştirdi CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi İsa Gök, 34. Olağan Kurultay’a sunulacak Parti Meclisi raporuna parti yönetimine yönelik ağır eleştirilerin yer aldığı, bir muhalefet şerhi yazdı. Gök, CHP yönetimini AKP ile kol kola bölünmenin anayasasını hazırlamakla suçladı. Gök, muhalefet şerhini, Parti Meclisi’ni yöneten Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap’a teslim etti. PM’deki diğer muhalif üyelerin ise rapora şerh yazmadı. “Yeni CHP” çizgisine ağır eleştiriler yönelten Gök, 6 sayfalık muhalefet şerhinde ana başlıklarla şu mesajları verdi:Karşı devrim CHP kalesine kadar…
-
Karşıdevrimin Öncüleri ve İşbirlikçiler!
İçimizden birinin “teslim olalım” anlamına gelen önerisi ile güne başladım. Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür Yeni CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ile yaptığı söyleşiyi köşesine taşımış: Önceki Akşam bir araya geldiğimiz CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’la CHP’deki kısır döngüyü konuşuyoruz. Toprak çok rahat ve emin görünüyor. CHP’nin büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: ‘Önümüzdeki kurultay dönüm noktası olacak. Biraz bekleyin. Yeni CHP o zaman şekillenecek. CHP milliyetçi-ulusalcı solla ilişiğini kesmeli. Anadolu’ya dönmeli. Biz ekip olarak bunu yapmaya başladık ve hayatın her alanında yer alıyoruz.’ CHP bu değişimi gerçekleştirirken önünde Avrupa solunun yükselişe geçiş örneği duruyor.1 Bu sözler, karşıdevrimin tamamlanmış olduğunu ve “direnişin” bir…
-
UÇURUMDAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!..
Tarih 08 Temmuz 2012 Memur Kemal’in danışmanı Şükrü Karaca; Suriye konusunda, sertlik yanlısı Esat’a esaslı bir karşılık verilmesi için Erdoğan’ın takip edilmesini önermiş!.. Kılıçdaroğlu da zaten aynı yoldadır… Emperyalizmin Ortadoğu’daki çıkarlarını korumak için görevlendirilmiş olduğu kanıtlandı. Danışmanı Şükrü Karaca, Kemalizmin can düşmanı Mümtazer Türköne’nin önerisi ile 1996 yılında DYP’nin genel başkan yardımcılığına getirilmişti. Şimdi Y-CHP’nin akıl hocaları arasındadır. 2007′de AKP’den Tokat milletvekili aday adayı iken, “Tayyip Bey’in liderlik sezgilerine güveniyorum” diyerek, RTE’ye hayranlığını ilan etmişti. O günden bugüne fikrinde bir değişiklik olmadı. Görüşlerini memur Kemal’e de benimsetebildiğine göre, başarılı sayılır!.. *** Basına yansıdığına göre, Can Dündar’ı da Y-CHP’nin danışmanları arasına katılıyorlarmış. “Mustafa” adlı belgeseli ile Atatürk’ü itibarsızlaştırmak ve Kemalizm’i gözden düşürmek…
-
MUAZZEZ İLMİYE ÇİĞ'DEN KILIÇDAROĞLU'NA…
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı Ankara Pek Sayın Başkanımız, Ankara’ya geldiğimde bana gösterdiğiniz yakın ilgiye son derece memnun olmuştum, müteşekkirim. Siz Başkanlığa çıktıktan beri sizi büyük bir ilgi ile izliyorum. Gayet huzurlu , tam bir Beyefendi duruşunuz, sorulara verdiğiniz son derece rahat yanıtlar gerçek bir siyasetçi olduğunuzun kanıtı. Ancak ne yazık ki, CHP ilk zamanki ilkelerini yitirerek sizin elinize geldi. onları eski durumuna getirmek kolay değil. Zaten Atatürk zamanında bile üyelerin bir kısmı 6 oku tam anlamış değillerdi. Özellikle layıklığı. Anlaşıldığına göre size danışmanlık yapanlar da doğru dürüst bilgili değil, çünkü size sorulan soruların yanıtlarında bazı uyumsuzluklar gördüm. örneğin: 1-Türkiye’de laiklik tehdit altında değildir, diyorsunuz. Halbuki gerçek Atatürk yolunu…
-
RIFAT SERDAROĞLU DİYORKİ:
NAZIM HİKMET BU ŞİİRİ SANKİ BUGÜNLERİ GÖREREK YAZDI!.. Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri, mezardan çıkmanın vaktidir! Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri, Sakarya’da, İnönü’nde, Afyon’dakiler Dumlupınar’dakiler de elbet ve de Aydın’da, Antep’te vurulup düşenler, Siz toprak altında ulu köklerimizsiniz, yatarsınız al kanlar içinde. Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri, siz toprak altında derin uykudayken düşmanı çağırdılar, satıldık, uyanın! Biz toprak üstünde derin uykulardayız, kalkıp uyandırın bizi! Uyandırın bizi! Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri, mezardan çıkmanın vaktidir! Nazım Hikmet Ran ( 1902 – 1963 ) ÖPÜLDÜĞÜN KÂR KALDI Yıllardır “telekız” olarak çalışan kadın, Papaza günah çıkartmaya gitmiş; “Papaz Efendi, yıllardır para karşılığı telekız olarak çalıştım. Çok günah işledim. Ama sizin de bildiğiniz gibi Kilise’ye defalarca yüklü miktarlarda…
-
AKILSIZ KAFANIN ÇOK ÇEKER AYAKLARI!..
AKP’NİN NUMAN KURTULMUŞ’A HAS PARTİ İLE BİRLEŞME TEKLİFİNİ ETİK BULMAYAN İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BEKAROĞLU PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ!.. 9 MAYIS 2005’TE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI BAŞKANLIĞINA SEÇİLEN CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ KEMAL DERVİŞ’E İSE Y-CHP’NİN GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU KURULTAY ÖNCESİ GÖREV TEKLİF ETMİŞ!.. KEMAL DERVİŞ’İN TEKLİF EDİLEN GÖREVİ REDDETMESİ ÜZERİNE, KILIÇDAROĞLU, DERVİŞ’E GÖREV TEKLİF ETMEDİĞİNİ, EKONOMİK KONULAR ÜZERİNDE KONUŞTUKLARINI SÖYLEDİ!.. Y-CHP YÖNETİMİ İSE, GÖZÜNÜ MEHMET BEKAROĞLU’NA DİKTİ. GENEL MERKEZDE KONUŞULAN KONU BEKAROĞLU’NUN CHP’YE DAVET EDİLMESİ. KILIÇDAROĞLU HER KONUDA OLDUĞU GİBİ BU KONUYU DA DEĞERLENDİRMEYE ALMIŞ!.. Y-CHP VİTRİNİ DÜZELTMENİN PEŞİNDE DEĞİL!.. GERÇEKTE YÖNETİCİ ARIYORLAR… BU DURUMLARI AÇIK BİR İTİRAF NİTELİĞİNDEDİR: Y-CHP’NİN YÖNETİMİ, YÖNETİM ZAAFI İÇİNDE OLDUĞUNU KABUL EDİYOR!.. Y-CHP YÖNETİMİ GERÇEK CHP’LİLERE…
-
HALUK TARCAN'DAN KILIÇDAROĞLU'NA
Sayın Kılıçdaroğlu, Ben, “Cumhuriyet Halk Fırkası” dönemini, fırkanın kuruluşunu yaşamış, Cumhuriyet bayramlarında ipekten yapılmış altı oklu mendilleri göğüslerimize yapıştırmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş coşkusunu hücrelerinde hissetmiş bir Atatürk çocuğuyum. Devrimlerden söz edecek değilim. Sadece, İkinci dünya savaşında İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde yaşanan, İstanbul’un Büyükdere semtinde Cumhuriyetinin, halkımız tarafından bir bayram olarak nasıl benimsendiğini nakledeceğim: Resmî binalar, okulların kapıları, Kaymakamlık, Karakol, Büyükdere İskelesi girişi, bazı dükkânlar, birkaç fırın, defne dalları, renkli krepon kağıtlarıyla süslenir, Karakol’un önündeki meydancıkta gün boyu davul zurna çalınır, gelen geçenlerden bilenler, halk oyunları oynarlardı. Oynayanlar arasında cami imamı da vardı; Egeli imiş, gider, gelir zeybek oynardı ; Babası bağımsızlık savaşı şehidi idi. Daha önemlisi Aileler birbirlerine Cumhuriyet bayramı tebrikine…















